Museviler İçin Kadın Toplumda Hangi Konumdadır

Bütün dinlerde olduğu gibi Museviler için de kadının yeri önemlidir. Fakat kadın sadece sabırlı duyarlı ve şefkatli yönleri ile alınmış bir anneden öteye gidemeyecek kabul edilir. Bu nedenle herhangi bir dine bağlı görevler üstlenememiştir (baba, oğul ) gibi. Musevileri kendi kitaplarından yola çıkarak anlatmak gerekirse eğer tanrı eril yani erkektir. Ve onun oğulları da ve onu temsil edecek kişiler de erkek olmaz zorundadır. Bu anlayışla şekillenen kavram kadınları ne yazık ki sınırlandırıp ve bazı görevler dışında görevler üstlenemeyecek noktaya getirir. Böyle olunca da kadının toplum da saygınlığı ne yönde kazandığı tartışılacak bir gerçektir.

 a.) Gerçekten Kadına Hak Ettiği Değer Verilmiş Midir?

Gerçekten kadın saygın bir kimlik kazanabilmiş midir? Gerçekten kadın dinin gerektirdiği gibi değer kazanmış mıdır? … Hahamlar erkeklerin daha önemli roller üstlendiğini dile getirir cümleler sarf ederek erkeklerin her konuda kadından daha üstün olduğunu şu gerekçelerle anlatır; Erkekler olmazsa savaşabilecek hiçbir güç yoktur. Erkekler olmazsa herhangi bir ülkeye savaş açıp kazanmak olanaksızdır. Ve Tanrının bahsettiği bu din hiçbir şekilde yerini başka coğrafyada hissettiremeyecektir.

Kadınların sadece bir toplumu oluşturan ebeveynleri karınların da taşıyıp taşıma görevinden başka toplum da rolü yok kabul edilir. Kadınların aslında çok küçük rol gibi göründüğü bu süreç en kutsal sayılır ve onlara bu durumlardan dolayı az da olsa değer verilip korunmalarına imkân verir. Bu anlattıklarımızdan yola çıkarak bir örnek vermek gerekirse herhangi bir olay karışışında kadının hiçbir şekilde tanıklığı kabul edilmez. Ayrıca kadın açgözlü çıkarlarına göre hareket eden bir varlık olarak kabul edilir. Bu da Musevilik te kadının sadece bir taşıyıcıdan başka hiçbir rolünün olmadığını gözler önüne serer ve Musevilikte kadının yerinin çok fazla yer kaplamadığını gösterir.